31 Aralık 2008 Çarşamba

UÇURTMA AVCISI


Dostlarınıza ne kadar bağlısınız? Onlar için ne feda edersiniz yada neler feda edersiniz? gibi bir sürü soru aklıma geldi bu kitapta.

Uçurtma avcısı Afganistandan Amerikaya göç etmek zorunda kalan bir ailenin ve geride bıraktıkları anılar ve hayatlarını etkileyen gerçeklerle karşılaşmasını anlatıyor. Ödüllü olan kitabın yazarı Khaled Hosseini. Şuan ikinci kitabı olan bin muhteşem güneş adlı kitabını merakla okuyorum. Uçurtma avcısında iki arkadaş olan emir ve hasan arasında geçen çocuklukları ve hasan emirin evinde çalışan bir hizmetçinin oğlu olması okuma yazma bilmemesi emirin ona kitap okuması,emirin şımarıklıkları ve korkularının sonucunu Amerikaya gitmesiylede son bulmaması.

Kitabın en güzel teması ise her yapılan günahın yada suçun bir şekilde bu dünyada hayat ilerlesede, zaman akıp gitsede ellirimizden karşına çıkması muhteşem ve herşeyin birbirine nasıl bağlantılı olduğunun göstergesidir.

Sürükleyici ve konusu etkileyici olan kitabı herkese tavsiye ederim. İyi okumalar...

10 Kasım 2008 Pazartesi

BİR KAYIP SEVDA

Sevda koybolur mu? Bazen koybolur zannederiz ama sorun sevdayı unutur sonrada kaybolan bişey varmış gibi ararız.
Gülümseten meraklandıran ve biraz da hayattaki yaşam anlarımızı gösteren bir kitap. Mehmet akif ak işletmeci ve mali müşavirlik yapan birinden böyle güzel edebi bir yazı gelmesi çok hoşuma gitti.Gençler olarak ne kadar az Türkçe kelime bildiğimizi bilirsiniz. Bir kayıp sevda kitabında küçük hikayeler bile güzel Türkçe eşliğinde uzun uzun kelimeler eşliğinde yazılmış devrik cümleleri hikayelerde çok severim. Hem ilgimi çekti hem de okurken zevk alarak okudum. İyi okumalar

SEVGİLİ KARDEŞİM

Sevgili kardeşim;

Ne kadar samimi bir sesleniş. Kardeşime Mektuplar adlı kitapta her satır, her sayfa başında okuduğunuz iki kelime. Sefer göktekin'in Kardeşlerine yazdığı içinde bir çok güzel haberleri öğütleri bir teselli içinde bildirdiği bir kitap. Bazı gerçekleri bi abi tavsiyesinde anlatması bence genç okurlarının ilgisini çekmiştir ve daha manidar olmuştur diye düşünüyorum.

Okuduğum bir dergi içinde din artık hayatımızla yada yaşadığımız dünya ile harmanlayıp orataya farklı birşey çıkarttığımız yazıyordu. Aslında gençler unutmaya mı başladı yada dünyaya bu kadar önem vermenin önemini anlamamış durumdayız.Sefer hocada unuttuklarımızı hatırlatma ve bilinmesi gerekenleri kardeşine mektup yazarak yazması beni çok etkiledi sizlerinde okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...

3 Kasım 2008 Pazartesi

aşk bir hizmettir

Aşk bir hizmettir. O'Henry çok güzel kısa kısa hikayelerinden oluşan bir kitap. Her apartmanda yaşayanlar küçük bir dairede oturmuş olsanızda mutluluğunuz dairenizden kat kat büyüktür.
Kitap içinde küçük denemeler yüzünüzü gülümseten belkide yaşadığınız hikayeleri görebilme ihtimaliniz yüksek.

O'Henry araştırdığımda kitaplarında insanları kahkaha ile güldürmesede gülümseten bir mizaha sahiptir. Okumanızı tavsiye ederim.

17 Eylül 2008 Çarşamba

MUTLULUK :)

Eskişehire giderken yanıma bir kaç kitap almıştım ( inceydi bir çoğu). onları okumayı planlarken halam değerli kütüphanesinden çok sevdiği kitapların içinden mutluluk adlı kitabı çıkartıp elime verdi. Zülfü Livanelinin yazdığı ve belkide sadece bir kaç şarkısını sevdiğim adamın kitabını okuyarak çok zevkli bir tatil geçirdim. İnsanların belirli dşünceleri ve görüşleri olabilir ki olmalı sizlerde karşı düşüncelere sahip olabilirsiniz bunlar normal ama yapılan eserlere emeklere herzaman saygı duymalı ve gerektiği zaman alkışlanmalı diye düşündüm.
Ordaki meryemin yaşadıklarının şuan bile doğuda yaşanmaya devam ettiği v.s durumları yerinde ve güzel işlemiş kendi yorumunca. Eğer filminini izlemediyseniz izlediysenizde sonrası hiç filme yazılan gibi değil okumanızı tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar

13 Eylül 2008 Cumartesi

HAYDİ NAMAZA HAYDİ

Ramazan ayındayız ve herkes bu aylarda çok dikkat eder namaz kılmayanlar bile bu ayda namazını eda etmeye çalışır. Ben buna hiç kızmam olsun bir ayda olsa olsun belki devamı gelir diye sevinirim. Abdullah Yıldızın bana hediye edilen kitabı çok sevdiğim bi hocam hediye etti. İçinde benim gibi genç arkadaşların namazlarını kılarken dikkat etmesi gereken hususlar mevcut. Bazı sayfalarını biliyorum diye okumadan geçtim. Düşün taşın kulübündeki arkadaşlarım affetsinler beni :)

COĞRAFYALAR GEZDİ YÜREĞİM


Bazen kitap sitelerini gezmek iyi gelir kitap okuyanlara. Çünkü düşünürsünüz ne okusam kimi okusam diye.

Sefer turanın coğrafyalar gezdi yüreğim çok lezzetli bi o kadar da ilgi çekici bir kitap. Kitabı okumanız için biraz lübnanda neler oluyor, oradaki büyükelr v.s kimdir bilmeniz gerekicek. Kitapda yabancı olan filistin ve israil arasında ki savaş değil savaşda Sefer Turanın yaşadıkları gazetecilerin bomba yağacaını bile bile habere doğru gitmeleri beni çok etkiledi.

Ve Sefer hoca tam bir gazeteci eğitimi vesaire herşeyin ötesinde cesur ve işini seven biri bu kitabı okuyunca bu izlenimlerde aklımdaydı okumanızı tavsiye ederim

12 Eylül 2008 Cuma

Edep Ya Hu!

Edep neydi kimler uygulardı. Güzel ahlaklı olmak isteriz ama yalnışlar yaparız. Peygamber edendimiz (s.a.v) hayatı boyunca hep örnek teşkil eden ahlakı ile gösterilen kişi olmuş ve bu kitapda onunla ve diğer sahabelerle ilgili kıssadan hisseler var. Bir solukta okuyacağınız ve o kadar güzel hisseler okucaksınız ki bazen gözyaşınızı tutamayıp bazende bu insanlar bunları yapmışmıdır diceksiniz. İçinden çok etkilendiğim bir kıssa,

Hz.Ali (a.s) Bir gün ağlarmış. Sahabelerden biri sormuş;
-Ey nebinin damadı niye ağlarsın. Hz. Ali cevap vermiş;
-1 haftadır evime misafir gelmez ben ne günah işledim diye düşünür ona ağlarım demiş. İyi okumalar....

9 Temmuz 2008 Çarşamba

1984'te Neler Oldu?

Kitabın adı : 1984
Yazarı : George Orwell


George Orwell siyasetten uzak duran bir adam iken dönemin gidişatı ve yönetim şeklini eleştirmek ve gizli olan olayları aşikar etmek için yazdığı ve beğenilerek okunduğu kitabı benimde elimde yaklaşık 1 seneden beri olduğu halde şimdiye nasipmiş.
Kitap geçenler hiç de bizlere uzak olmayan şeyler. Bİr partiye üye olanlar yoldaşlarda bahsediyor. Her türlü bilgileri tek bir ağızdan kayıt etmeleri geleceği ve geçmişi değiştirmeleri v.s durumlar bulunmakta. En çok ilgi çekende Orwell 30 sene öncesini tahmin ederek bu kitabını yazmıştır.

8 Temmuz 2008 Salı

SENİ DEMOKRAT YAPACAKLAR


Kitap Adı: Seni demokrat yapacaklar
Yazar : Mesut Karaşahan.


Kitap içerisinde dünyada olan sömürgeler ve yapılan haksızlıklardan bahsediyor. En acı ve en şiddetli zulüm tabiki müslümanlara yapılanlar. Kitabı okurken bunları örnekleri ile görebilirsiniz.
En dikkat çeken başörtsünü alay konusu alan time dergisi monalisanın başörütlü resmini dergi kapağı yapmasıdır.
Bir çok filmlerde kendi öz değerlerine bu kadar sahipken kimsenin karşı çıkmasına izin vermezken niye başka değerlere başkalarının özgürlük sınırlarına müdahale ederle anlamam. Biz Türk filmlerinde Din adamlarını kekeme dolandırıcı gibi gösterirken hollywood filmlerinde kilise, bayrak,v.s unsurları hiç atlanmaz ve bizde saf saf, hayran hayran izler dururuz.
Uzun lafın kısası kitap içinde bir çok haberimiz olduğu ama umursamaz davrandığımız olaylar tüm belgelerle belirtilmiştir. Okumanızı tavsiye ederim. Sağlıcakla kalın...

25 Haziran 2008 Çarşamba

Sokrates'in Savunması


Platon'un ( Eflatun ) yazmış olduğu eser. Hocası sokratesin ölüm kararının verilmesi yalan nedenler yüzünden zehir içerek ölümüne tanık olmuş. Sokrates sözlü kendine özgün bir şekilde ders anlattığı için hiç bir yazılı kitabı bu güne gelmemiş. en yakın öğrencisi olan platon onun son vedasını kendine has bir şlekilde bu kitapda yer vermiş.
İsminden de belli sokrates bir savunma içinde. Suçlamalar pekde hoş değil. Gençleri kandırıdğı ve devletin bildirdiği Tanrılara inanmadığı için suçlanıyordu.
Sokrates kendini çok akıllı ve farklı örnekler vererek savunması hem güzel hemde ne kadar bilgili olduğunu gösteriyordu.
Sokratese bu suçlamaları atanların sebebi ise, sokratesi bir tanrı en bilgili olarak göstermesi sokratesi üzer ve aramaya başlar kendinden daha akıllı, bilgili birini bulmaya koyulmuştur. Bu yolu insanlarla konuşurken diyalektik biçimde konu üzerinde hiç bilmiyormuş gibi sohbet ederken sorular sorar. Karşıdan mantıklı bir cevap alamaz ve soruya cevap veremeyenlerde sinirlenir ve sokratese karşı cephe alırlar.
Savunma yapmak bazen çözüm mü bilemem ama ben bu kitabı okuduğum andan itibaren düşünüyorum. Her suçlamada savunma yapan bir gün zehri içip gidiyor. Beklemek sabretmek en doğrusu ki bir gün herşey açığa çıkıyor.
Belkide hepimizin bildiği bir sözü; Bir şey biliyorum, o da hiç bir şey

10 Haziran 2008 Salı

GÜL YETİŞTİREN ADAM


Gül yetiştiren adam Rasim Özenören'in Batılılaşmak ile ilgili yazdığı çok da hoşuma giderek bir çok cümlesinin altını çizerek okuduğum bir kitap.
Kitabın içinde devrik cümleleri çok sevmem ama bu kitapda edebi açıdan sıralanması şiir tadında bir kitap haline getirmiş. Batılılara özenmek ve onlar gibi olmak çok yakınlarda değil uzak taa kurtuluş savaşından ortaya çıkması ile ilgili bir kaç satır var ki sizlerle paylaşmak istedim.
'' Ölenler savaş sırasında teslim olmayanlar aslında değerleri için değil batılılaşmak için öldüler.'' Bİnaların yükselmesi yaşlılar için ne kadar üzüntü ise gençlerin Heycanlanmasına sebep diyor yazar. Ne kadar da doğrudur. Şimdi yaşıtlarımızı olmıcak şeylere teslim olmalarını anlamıyorum. Kendimi de suçluyorum. İstesekte istemesekte biz artık batılı olduk, biz artık başka hayatlar gibi başka insanlar gibi yaşamayı öğrendik ve kurtulamıyoruz.

16 Mayıs 2008 Cuma

SEVDALİNKA


Sevdalinka AŞK ŞARKILARI iki arada kalmış boşnaklar ve acılar. Neydi alınıp verilmeyen neydi ki savaşların çıkmasına gerekçe. Herşeyin alınıp satıldığı bu dünyada sorun neydi... ne idi...
Sevdalinka Aşk Şarkıları aşıkların söyledikleri şarkılar dinmedi savaşın ürpertici sesinde. Savaş gerilerdeydi önce aşk vardı şarkılar vardı.

Ayşe Kulinin yazdığı sevdalinka kitabını okumak bu güne nasipmiş. Adı çok çekiyo kitabı okumak için. Sevdalinka anlamı ise Aşk Şarkıları... Sırplar ve Hırvatlar arasında kalmış boşnakların çektiği acılar ve yaşadıkları yazılmıştı bir dönemin gerçekleri olarak. Biz belki türkiyede olduğumuz için şanslıyız. Ya oralarda kalan Türkler bizim kadar şanslılarmıydı...

14 Mart 2008 Cuma

CUMHURİYET ÇOCUĞU...MUTLU OL BU BİR EMİRDİR!!!

Cumhuriyet hoşgelmişti. o kadar savaş acıdan sonra böyle hzuur ve özgürlüğün gelmesi herkese mutlu etmişti. Çok kan dökülmüştü. SEBEP yabancı insanların topraklarımızdan çıkması onların emirleeri altında kalmamak ve bunun gibi nedenleri idi. Ama noldu. Ben hiç bi zaman anlayamadım. Daha sonrasında kılık kıyafet kanunu ile insanlaın alışmış ve kendini rahat hissettikelri kıyafetleri değiştirildi. Nedeni Avrupa düzeyinde olmak için. Bazı şeylere katılıyorum. Ama onların kültürünü kabul etmek ve onlar gibi yaşatılmaya zorlanması ne kadar acı. Kitap da evde ölen akrabaları için bile kuran okuyamaz durumda olan her nedenle toplansalar bile yasak olan bir cumhuriyete zorlanan bir toplum. O zamanlar belki silah zoru ile bunlar yapılırken şimdi yeni nesil grubu çok mutlu bir şekilde avrupalı olma hevesindeler. Ben bunu kabul edemiyorum. Okadar kanı şehit olan dedem niye döktü? Niye o büyük kayıplar oldu? Sinan Çetin'inin çektiği bir tanıtım filmi idi herhalde yakın bi zamanda izledim. Mutlu ol bu bir emirdir. Kendi aralarında Türk Halk müziği söyleyen bir grup köylü insanları basan askerler zorla bir emirle mozart çalmalarını artık avrupalı olunduğunu söylüyordu. izler o zmanların nekadar acı olduğunu anlarsınız....MUTLU OLUN BU BİR RİCADIR...

BİNBİR GECE BİNBİR MASAL

Yıllardır hep anlatılır şehrazatın hikayesi. Binbirgece masalları. Aslında hikaye ye gerçek boutunda bakrsak şehrazatın cesareti dikkat çekti benim gözümde. Ama nedense bu kitap bir dizi sonucunda daha bir satılmaya ve ünlü olmaya başladı. ilk bunlar geçti aklımdan. Yada dizi bu masallar sayesinde bu kadar izlenme rekoruna ulaştı.

Her ne sebepten olursa olsun bitene kadar kaç hikaye okudum bilmiyorum ama bir ara masalları saymaya başladım gerçekten binbir masal varmıdır diye ama yoktu sanırsam. Evet herkese Binbirgece binbir mutlulukk...

27 Şubat 2008 Çarşamba

ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

Yıllardır halamın kütüphanesinde duran ölü ozanlar derneği kitabını okumamıştım. Geçenlerde arkadaşım getirdi okumam için. Herkes filmini izlemiştir ama kitabı okumak bir ayrıcalık.

Sıradışı bir öğretmen ve öğrencileri arasında geçen güzel sevinçli ve hüzünlü bir kitap. lise çağındaki yatılı okuyan ve bazı özgürlüklere sahip olmak isteyen gençler. İngilizce dersi öğretmeniyle olan sıradışı yaşam hikayerleri. okumanızı yürekten tavsiye ettiğim bir kitap iyi okumalar....

7 Şubat 2008 Perşembe

BAZENlerle dolu bir dünya


Bazen naptığını bilmez insan ya da neler yapacağını. Bir çok şey yapmak ister ya da tek şey uğruna ölmek. Bazen zordur hayat ya da kolayı seçmek zordur. Bazen güzeldir günler bazen güzel olan aynı gün görünmez göze güzel. Bazen çalarsın hayatın içinde bir gülüş bazen gözyaşı. Bazen seversin herkesi bazen sevmezsin kendini bile. Bazen olursun benim gibi karmaşık ya da beni bilmeden konuşan ben. Bazenler çoğalır gider gittiği yere kadar. Bazen de gittiği yeri bilmezsin. Bazen hayal kurarsın hayat için ama hayalleri yıkar insanlar. Beklide o insanların hayalidir senin hayallerinin kırılması. Ne diyim işte sözün kısası bazen ya da hayallerle dolu bir dünya dileği ile…

5 Şubat 2008 Salı

YA İSTANBUL OLMALI YADA İSTANBULA UYMALI

CEMAL REŞİT REY SALONU;

İBB gençlik meclisinin bir mesajı gelmişti. 2010 YILI KÜLTÜR KENTİ İSTANBUL YILIYDI. SİZLERİDE PROGRAMIMIZA DAVET EDİYORUZ. GÖNÜLLÜ KÜLTÜR ELÇİLERİ OLARAK. Çok hoşuma gitmişti. İstanbula aşık olan ben nedemek hemen gelir kültür elçiside olurum. Program çok güzel geçmişti. En güzel yanıda Bedirhan Gökçenin istanbulla ilgili yazılan o büyük ustaların şairlerin şiirlerini sölemesi idi. Belkide şiirler güzeldi bukadar güzel bir kenti anlatırken, belkide öyle bir aşk ile yazmışlar ki sevdiklerini bile İstanbula benzeten şairler. İstanbul farklı bir şehir üç medeniyet üç dini taşımıştı ve yıllar önceside vardı. Hala bünyesinde o kadar farklı kültürleri o kadar farklı insanları hayatları barındıryorki bir anne şefkatinde bir baba gülümsemesi gibi. İşte farklı, farkın farkına varmak da bir güzellikdir. Ben halime şükrediyorum ki böyle güzel bir şehirde yaşıyorum. Mutluluğumuda hüznüde herşeyide istanbulda yaşamak ayrı bir güzelliği var, ayrı bir özelliği var.
Program çıkışı hediye edilen kitapların içinde en çok hoşuma giden istanbulla ilgili bir kitap vardı. İstanbulda yaşayan farklı kültür ve farklı inanışlara sahip olan insanların yazıları vardı. Bir yunan da bir hristiyanda istanbul için benim gibi düşünüyosa işte bu şehir çok adil bir şehir. işte bu şehir herşey, herkes ve neysen o. O neyse sende o. Belki arkadaşlarım ister ama kitabı üzgünüm veremem. Üzgünüm bu kitap seyyar kitap en kısa sürede bir metro istasyona bırakıp başka birinin okumasını sağlamam lazım ama dur dur olmazzzz düşün taşın varken olmazzzz merak edenler varsa dusuntasin.net bakabilirler kalın sağlıcakla

3 Ocak 2008 Perşembe

Yunus Emre


Divane Ağaç Yunus Emre
Sırrı sırda aramak, sırrı sırdan sormak gerek. İnsan niçin yaratıldı? Tarıyı bilip onu tanımak O’na ulaşıp kavuşmak değil miydi amaç. Bu nasıl olucaktı? Bu da iyilikle güzelliğin yolundan gitmekle olacaktı. İnsanın yolculuğu Bilmektir, Bulmaktır, Olmaktır. Bilmek nedir diye sorarsan, bilmek hakikati aramaktır. Bulmak nedir diye sorarsan, bir ayna gibi Onun karşısında görmektir. Olmak ise ikiliksiz birliğe ulaşmaktır. Tanrıya ancak gönül yoluyla ulaşabilirsin. Eğer bu yola niyet etmişsen önce içindeki gurur ve şehvetten kurtulmalı, insanı sevmeli,hoş görmelisin…
Can ateşinde kanatları tiyatrosunu izledikten ve okuduktan sonra divane ağaç yunus emre’yi anlatan kısa bir hikaye ile annesi kün ana ve divane ağaç yani asasının konuşmaları gerçek hakikatin zor ama yakın olması ve anlamak için uğraşmaktansa bulmaya çalışmak ve hakiketiyle teslim olmak gerekir.