KİTABIN ADI: GÜNLER AKARKEN
YAZARIN ADI: ERSİN N. GÜRDOĞAN
Ersin beyin belkide hayatının küçük bir kısmını anlattığı kitabı günler akarken merakla ve içten samimiyetimle söylüyorum örnek teşkil eden bir kitap. Hayatındaki başarıları vazgeçmeyişi ve arkadaşlarının gerçekten önemli isimlerin yer aldığı bir kitap. O isimler içinde en dikkatimi çeken Sadettin ÖKTEN idi. Belkide kendisini baygem sayesinde tanıdığım içindir.Hem bu klitabını ve öyle güzel yazımı var ki diğer kitaplarınıda okumanız tavsiyesiyle.... Sağlıcakla kalın...
29 Ekim 2007 Pazartesi
AŞK LEYLA İLE MECNUN MUDUR?

KİTABIN ADI: KİTAP-I AŞK
YAZARIN ADI: İSAKNEDER PALA
Aşk leyla ilemecnunmuydu yoksa leyla ile mecnun aşkmıydı bilemem ama okuduğum bu kitap belki benim neslimin hiç göremeyeceği bir aşkı anlatıyordu. bir aşk dedim. Aşk birdi, tek idi. Bir arkadaşımın web sitesinde aşk ile ilgili yazıların içinde bir paragraf çok dikkatimi çekti. 'Allaha duyulan aşk yoksa, diğer dünyada geçen aşklarda yalandır, aldatmacadır'. Evet ilahi aşk olmadan sevdiğine duyduğun aşk nedir ki. İskender PALA'nın tüm kitaplarımı bilmem ama bu kitabı çok ağır geldi bana. Anladığım tek şey vardı kitabın içinde oda aşk. Zaten kitap aşkı anlatıyordu. Divan edebiyatından örnek şiirler beyitlerdende yer vermişti. O eski zamanlarda yer alan aşkı şimdi yaşamayı isterdim. İnsanlar sadece sevdiğini zülüfünü gördümü bayılan, kapısında bekleyen, bir bakışı için neler yapan aşıklar vardı. Onlar için aşk sevdiğinin tenine dokunmak, sevdiğinin hep yanında olması değil , sadece sevdiği var olsun, sağ olsun o seven için yeter imiş. İmdiki aşklar karşılıksız duyulmayan o güzel kelimeyi bayalaştıran insanlarda yaşıyo.
Herkese gönlündekinin hayırlısının nasip olması dileğiyle ...
11 Ekim 2007 Perşembe
GİDİYORUM..BELKİDE GİTMEK İSTİYORUM...

BEN HER BAHAR ÂŞIK OLMAM AMA HER BAHAR GİTMEK İSTERİM. GİTTİĞİM OLMADI HİÇ. AMA OLSUN… İSTEMEK DE GÜZEL.
Diyor yazısında Can YÜCEL. Bazen insanların bir yerlere, uzaklara gitmek istediğini ama yoğun iş temposundan kimsenin cesaret edemediğini de belirtiyor.
Bazen istemeyiz mi gidelim buralardan çok uzaklara derdin, üzüntünün olmadığı bir yerlere. Sevgin huzurun olduğu, beklide pembe panjurlu bir eve. Teknolojiden, maillerden o çok sevdiğimiz yanımızdan ayırmadığımız telefonun bile olmadığı yerlere. Bilmem bazen, hatta her sıkıldığımızda isteriz bir yerlere kaçmayı. Yalnız gitmeyi isteriz. Can YÜCEL yazısında de demiş ‘giderken artık sorulmuyor yanında istediğin 3 şey nedir’ diye. Tek başımıza. Ama olmuyor. İş, okul hayatı devam ettirmek gerekiyor. Bunlar içinde zaten en değerli vakitlerimizi harcamıyor muyuz? Daha iyi bir hayat ve daha iyi bir gelecek için. Ama ömrümüzü boş şeylerle dolduruyoruz. İstediğimiz gibi yaşamıcaysak neden bu ömrü boşa harcıyoruz…
Bazen insan gitmeli uzaklara çok uzaklara. Ama giderken arkasından bir çift ağlayan göz ve sallanan el olmadıkça ne anlamı var gitmelerin…
Diyor yazısında Can YÜCEL. Bazen insanların bir yerlere, uzaklara gitmek istediğini ama yoğun iş temposundan kimsenin cesaret edemediğini de belirtiyor.
Bazen istemeyiz mi gidelim buralardan çok uzaklara derdin, üzüntünün olmadığı bir yerlere. Sevgin huzurun olduğu, beklide pembe panjurlu bir eve. Teknolojiden, maillerden o çok sevdiğimiz yanımızdan ayırmadığımız telefonun bile olmadığı yerlere. Bilmem bazen, hatta her sıkıldığımızda isteriz bir yerlere kaçmayı. Yalnız gitmeyi isteriz. Can YÜCEL yazısında de demiş ‘giderken artık sorulmuyor yanında istediğin 3 şey nedir’ diye. Tek başımıza. Ama olmuyor. İş, okul hayatı devam ettirmek gerekiyor. Bunlar içinde zaten en değerli vakitlerimizi harcamıyor muyuz? Daha iyi bir hayat ve daha iyi bir gelecek için. Ama ömrümüzü boş şeylerle dolduruyoruz. İstediğimiz gibi yaşamıcaysak neden bu ömrü boşa harcıyoruz…
Bazen insan gitmeli uzaklara çok uzaklara. Ama giderken arkasından bir çift ağlayan göz ve sallanan el olmadıkça ne anlamı var gitmelerin…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)