Bir Deliyle Evlenir misiniz?
Vazoda iki karanfil. Biri beyaz biri kırmızı…’neden böle’ diye sordum.’ikimiz’ -hangisi sen?
—Renkler önemli değil, ikisi de karanfil. Biz de, ikimiz de insan.
Diye yazıyordu arkasında. Genelde öle yapmaz mıyız? Ya satın alacağımızın ya da okumak için arkadaşımızdan aldığımız kitapların, ya adına, ön kapağına bakarız yada arka kapağı okur ona göre yorumlar ve okuruz. Çok sevdiğim bir arkadaşımın tavsiyesi ile okudum. Aslında okumadım sanki yalayıp yuttum derler ya aynen öyle oldu. Şu sıralar benzer şekilde romanlar okuyorum. Ne hikmetse. mevlam güzellikler nasip etsin.Garip değilmidir olması gereken, müslümanlığı normal olamsı gerektiği gibi yaşayanlara deli denen bir kitap ve bir toplum. Hekimoğlu İsmail güzel ve akıcı bir yazısıyla karşılaştım. farklı açıdan bakmak gerekir hayata. Eeee bir soru size bir deliyle evlenirmisiniz?
28 Aralık 2007 Cuma
GERÇEK HAYATLAR
SİYAH ZAMBAK VE MERVE
Hz. Musa siyah köle Berhi adına Allah’tan yağmur istemişti. Onun kıssasında varid olmuştur ki, Cenabı Hak, Musa (a.s)’a:
—Muhakkak Berh benim en güzel bir kulumdur. Ancak onda bir kusur vardır.’ diye buyurmuştur.
Hz. Musa:
—Yarabbi Onun kusuru nedir? diye sorunca Cenabı Hak buyurmuş:
—Seherlerde esen nesim rüzgârı onun hoşuna gider, o rüzgara gönül kaptırır. Hâlbuki Beni seven, hiç bir şeye gönül kaptırmamalıdır.
Gülümsedi ‘yarabbi bahar rüzgârlarının, misk ve anber kokulu elma çiçeklerinin de çıkardım kalbimden. Sana sevgimse uçsuz bucaksız.
Bu sıralar roman okumam artı.Buda bir genç kızın İslamiyeti tamamıyla seçmesi çevresine ışık saçmasını anlatan bir kitap. Kitap fuarına gezerken dikkatimi çekmişti. Dikkatimi çeken yanı ise kitabın ismi içinde Merve olmasıydı. Aslında kitabın asıl kızının ismi Esra Allah herkese Esra gibi olmayı nasip etsin.
Hz. Musa siyah köle Berhi adına Allah’tan yağmur istemişti. Onun kıssasında varid olmuştur ki, Cenabı Hak, Musa (a.s)’a:
—Muhakkak Berh benim en güzel bir kulumdur. Ancak onda bir kusur vardır.’ diye buyurmuştur.
Hz. Musa:
—Yarabbi Onun kusuru nedir? diye sorunca Cenabı Hak buyurmuş:
—Seherlerde esen nesim rüzgârı onun hoşuna gider, o rüzgara gönül kaptırır. Hâlbuki Beni seven, hiç bir şeye gönül kaptırmamalıdır.
Gülümsedi ‘yarabbi bahar rüzgârlarının, misk ve anber kokulu elma çiçeklerinin de çıkardım kalbimden. Sana sevgimse uçsuz bucaksız.
Bu sıralar roman okumam artı.Buda bir genç kızın İslamiyeti tamamıyla seçmesi çevresine ışık saçmasını anlatan bir kitap. Kitap fuarına gezerken dikkatimi çekmişti. Dikkatimi çeken yanı ise kitabın ismi içinde Merve olmasıydı. Aslında kitabın asıl kızının ismi Esra Allah herkese Esra gibi olmayı nasip etsin.
AŞK... ?

Can Ateşinde Kanatlar
Daha öncesinde düşün taşın kulübümüzle birlikte her zamanki yaptığımız aktivitelerden biriydi. Reşat Nuri Güntekin sahnesinde izlediğimiz ve en çok etkilendiğimiz tiyatro Can Ateşinde Kanatlar Mevlana Aşkın en güzelini anlatmıştı. Açıkçası öyle bir seyre dalmıştık ki ama sözler biz garip insanların anlayacağı aslında hissedip de Turgay Nar gibi dile getiremediğimiz aşkı öyle güzel dillendirmişti ki hayran kalmamak elimizde değildi. Daha sonrasında kütüphanemi karıştırırken gördüğüm bir kitap beni çok şaşırmıştı. Turgay Nar’ın izlediğimiz tiyatrosunun kitabı. O kadar çok mutlu olmuştum hemen okumaya başladım. Sizlere de en azından tiyatrosuna ya da kitabını okumanızı tavsiye ederim. Eğer kalbinizde Allah aşkı yoksa diğer aşklar zaten yalandır. Mevlana bulmuştu Şems-i Tebrizi de gerçek aşkı.
Daha öncesinde düşün taşın kulübümüzle birlikte her zamanki yaptığımız aktivitelerden biriydi. Reşat Nuri Güntekin sahnesinde izlediğimiz ve en çok etkilendiğimiz tiyatro Can Ateşinde Kanatlar Mevlana Aşkın en güzelini anlatmıştı. Açıkçası öyle bir seyre dalmıştık ki ama sözler biz garip insanların anlayacağı aslında hissedip de Turgay Nar gibi dile getiremediğimiz aşkı öyle güzel dillendirmişti ki hayran kalmamak elimizde değildi. Daha sonrasında kütüphanemi karıştırırken gördüğüm bir kitap beni çok şaşırmıştı. Turgay Nar’ın izlediğimiz tiyatrosunun kitabı. O kadar çok mutlu olmuştum hemen okumaya başladım. Sizlere de en azından tiyatrosuna ya da kitabını okumanızı tavsiye ederim. Eğer kalbinizde Allah aşkı yoksa diğer aşklar zaten yalandır. Mevlana bulmuştu Şems-i Tebrizi de gerçek aşkı.
Etiketler:
can ateşinde kanatlar,
mevlana,
turgay nar
13 Aralık 2007 Perşembe
AHİR ZAMAN GÜLÜŞLERİ

BİR DE AHİR ZAMAN GÜLÜŞLERİ VAR.
Fatma Karabıyık Barbarasoğlunun okuduğum kitapları arasından ilk kitabı. Ahir zaman gülüşleri. Hayatta birçok çeşit insan bulunmakta. Hep merak etmişim. Işıkları yanan evlerin içinde neler olmakta. Sanki tek hayat kendimin ve çevremdeki insanların olduğunu zannederim. Bir arkadaşımı bıraktıktan sonra sanki onun hayatı yokmuş gibi sanki diğer insanların hayatı nasıl devam eder bilmiyorum hep merak etmişim. Işıkları yanan evler var dedim ya neler yaşıyorlar ki o evlerin penceresinden gelen ışıkların olduğu evlerdeki insanlar. Biraz karmaşık düşünceler ama işte böle şeyler düşünürken bu kitap elime geçti. Aslında bu kitabı almam için ısrarda bulunan düşünceler kitabın kapağını ve ismini çok beğenmiş ilgilerini çekmişti.
Fatma Karabıyık Barbarasoğlunun okuduğum kitapları arasından ilk kitabı. Ahir zaman gülüşleri. Hayatta birçok çeşit insan bulunmakta. Hep merak etmişim. Işıkları yanan evlerin içinde neler olmakta. Sanki tek hayat kendimin ve çevremdeki insanların olduğunu zannederim. Bir arkadaşımı bıraktıktan sonra sanki onun hayatı yokmuş gibi sanki diğer insanların hayatı nasıl devam eder bilmiyorum hep merak etmişim. Işıkları yanan evler var dedim ya neler yaşıyorlar ki o evlerin penceresinden gelen ışıkların olduğu evlerdeki insanlar. Biraz karmaşık düşünceler ama işte böle şeyler düşünürken bu kitap elime geçti. Aslında bu kitabı almam için ısrarda bulunan düşünceler kitabın kapağını ve ismini çok beğenmiş ilgilerini çekmişti.
Huzur veren bir kitap kapağı ve ilgi çeken ahir zaman gülüşleri adlı kitap. Evet, benim o pencerelerinde ışık yanan evlerin içinde neler yaşandığını merak ettiğim düşüncelerime biraz aydınlık veren ışığı bu kitap da buldum. Küçük küçük öykülerden oluşan ve birçok hayattaki uç insanların da olduğu bir kitaptı. Beğenerek arada bazı yerleri anlamayıp geri dönüp tekrar okuduğum satırlardan oluşan bir kitap. En çok beğendiğim ve hoşuma giden şeyde, yazarın uzun uzun cümleler kurması ve bazı şeyleri farklı bakış açısından bakarak bana ‘evet bende tam böyle düşünmüştüm’ dedirten cümleler var kitabın içinde.
2 Aralık 2007 Pazar
SÖZÜN BİTTİĞİ YER...

SÖZÜN BİTTİĞİ YER…
Bazen cümleler yetmez, belki de o olayların karşısında, çekilen acıların sonunda söylenecek söz yoktur. Kimse yazmamıştır. Ya da söylememiştir. Sözün bittiği yer neresiydi belki de yaşayınca anlaşılırdı. Hani boğazınız düğümlenir o an o kadar çok şey söylemek istersiniz ama nerde o sözler diye bakınırken hayatta hiç gelmez o sözler dudaklara. Belki de gelmesi gerekmiyordu. O an sadece gözler konuşmalıydı ve konuşurken gözyaşlarına hükmedercesine konuşmalıydı.
Bu cümleler nasıl oluştu bilemem ama en son izlediğim SÖZÜN BİTTİĞİ YER… Bir Türk filmi. Bir babanın oğluyla olan sevgisini anlatıyor. Aslında eski Türk filmlerine benziyor. Anne uzaklara gitmiş baba oğluna hem anne hem babalık yapmış. O mutlu olsun diye hayatla hep savaş içinde olmuş. Sonrasın da oğlu lösemi hastası olup ameliyat için paraya ihtiyacı olunca anne devreye geçip zengin sevgilisinin yardımıyla para bulunuyor. Her şey güzel değil mi ama o sonlar var mı filmlerin sonunda bulunan acı ağlamaklı sonlar. Ben o sonları sevmiyorum. Çünkü o sonlar o acıyı sanki bana seyirciye nakşediyor. Sanki ben o babanın yerinde oğlum ellerimden alınıyor ama ben son sözü bile söyleyemiyorum. Sözüm bitiyor gözyaşları başlıyor. Ne acıdır ki o son sözler hiç söylenemiyor. Tavsiye ederim izlemenizi…
Bazen cümleler yetmez, belki de o olayların karşısında, çekilen acıların sonunda söylenecek söz yoktur. Kimse yazmamıştır. Ya da söylememiştir. Sözün bittiği yer neresiydi belki de yaşayınca anlaşılırdı. Hani boğazınız düğümlenir o an o kadar çok şey söylemek istersiniz ama nerde o sözler diye bakınırken hayatta hiç gelmez o sözler dudaklara. Belki de gelmesi gerekmiyordu. O an sadece gözler konuşmalıydı ve konuşurken gözyaşlarına hükmedercesine konuşmalıydı.
Bu cümleler nasıl oluştu bilemem ama en son izlediğim SÖZÜN BİTTİĞİ YER… Bir Türk filmi. Bir babanın oğluyla olan sevgisini anlatıyor. Aslında eski Türk filmlerine benziyor. Anne uzaklara gitmiş baba oğluna hem anne hem babalık yapmış. O mutlu olsun diye hayatla hep savaş içinde olmuş. Sonrasın da oğlu lösemi hastası olup ameliyat için paraya ihtiyacı olunca anne devreye geçip zengin sevgilisinin yardımıyla para bulunuyor. Her şey güzel değil mi ama o sonlar var mı filmlerin sonunda bulunan acı ağlamaklı sonlar. Ben o sonları sevmiyorum. Çünkü o sonlar o acıyı sanki bana seyirciye nakşediyor. Sanki ben o babanın yerinde oğlum ellerimden alınıyor ama ben son sözü bile söyleyemiyorum. Sözüm bitiyor gözyaşları başlıyor. Ne acıdır ki o son sözler hiç söylenemiyor. Tavsiye ederim izlemenizi…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)